13 Ağustos 2009 Perşembe

Kal

Beraber akardık sevdanın damarlarında.
Etiydik kemiğiydik bedeniydik aşkın.
Aşk biz demekti; bizse sevda...
Serde serzenişler duyuyorduk gözlerimizle.
Ağlıyordu kalplerimiz...
Gözyaşlarımızı toprağa gömüyorduk.
Dinmiyordu pervasız yakarışlar.
Geçiyordu günlerhaftalar...
Ve eriyordu bebek yüzün günden güne.
Sebepsiz yaşıyordum erken ölümü.
Vakti gelmeden de kayboluyordun ellerimden
Sanki şimdi de yaşamıyordun.
O gün gelip çattığında
Kan kırmızıydı gözbebeklerim.
"Gitme!" diyordum usulca
"Beni bırakma!" diye fısıldıyordum kulağına
"Benim için kal!" diyordum ellerine sarılırken...
Olmuyordu.
Hiçbir şey durduramıyordu gidişini.
Sen gidiyordun...
Ve işte o zaman birer çığlığa dönüşüyordu isyanlarım
"Neden beeeeen?" diye haykırıyordum
"Neden benim yarimi aldın benden?
Beni de albeni de götür onun avuçlarında!"
Hastalığa yenik düşmüş bedenin
Gözlerimin önünde toprağa verilirken
Sol avucumda bir tutam saçın duruyordu
Hastanedeyken dökülen...

Hoşçakal

Ayaz vuruyor yüreğimeüşüyorum.Biliyorum senin şehrin sıcak ama bu kez değil sevgili bu kez değil.Ayrılığın bu kadar üşütücü olacağını söyleseler inanmazdım bak buz kestim karşında kımıldayamıyorum.Bundan sonra ayaz olacak tüm geceler benim şehrimde.Isıtmayacak ellerimi yüreğimi kimse ve hiç birşey.Sen sıcacık şehrinde sıcak tut yüreğini.Ama yaralama kimseyi emi.

Bu sana son mektubum... Geldiğim gibi sessizce giderim demiştim ya sana o kadar sessizlik sinmedi içime.Benden ne bırakabildim sana ne kattım yaşantına bilmem ama cümlelerim kalsın istedim.Ta bi sen istersen belki yırtıp atacaksın belki de gözünün ilişmeyeceği bir yerde saklayacaksın bilmiyorum.Yazıyorum yine de bunlar seni seven bir kadının cümleleri bunlar ayrılığı içine sindirmeye çalışan içimdeki küçük çocukların sözleri sadece dinle.

Gideceğimi anlamadığını biliyorum kim gideceği akşam böylesi sarılır ki sevdiğinekim öpücüklere boğar kim sözleriyle sarmalar ki.Benden başka bir deli yapmazdı zaten.İstedim ki son gecem güzel geçsin ilerde hatırına düştüğümde istedim ki hüzünle anma beni Deliydi de geç git.

Az önce parmak uçlarımda sessizce ilerleyerek balkona çıktım senden önce sana ait bu şehirle vedalaşmalıydım.Bir sigara yaktım biliyorum bırakacağıma söz vermiştim şu mereti ama ben sözlerimi tutamadım sevgili.Ben bana verdiğim sözleri bile tutamadım ki ağlamayacaktım sözde ama bak tutamadım işte.Tutunamadım....

Gözyaşlarımı silip yanına uzandım bir müddet o kadar güzeldin ki uyurken yüzünde dans eden gölgeleri bile kıskanacağım kadar güzel.Yüzünde belli belirsiz gülümseme.Gülmek bu kadar mı yakışır bir surete. Gelsem dokunsam dedim sıkıca sarılsam.Gidiyorum kalk beni durdur diye sarssam yapamadım Yalpaladım

Eşyalarımı toparladım sonra ve şimdi oturmuş sana bunları yazıyorum.Gidişime anlam veremeyeceksin belki.Sabah uyandığında ben yerine bir kağıt parçasına sarılacaksın.Ve bu mektubun sonuna gelene kadar anlamayacaksın.


Tökezledim işte.yapabilirim sandım.Sevgim ikimize yeter dedim.Oysa olmazmış tek taraflı yaşanmazmış aşk..O şarkıdaki gibi “ne sevdiğin belli ne sevmediğin” derken yara almışım yaralanmışım.Belki yarın diye aldanmışım kendimi aldatmışım Yarın belki derken yarınları tükettim. Yanıldım.

Kaderim dediğim sevgili.Bir gece ansızın karşımda bulduğum ve bir sabah yitirdiğim seni yeniden karşıma çıkaran kaderdi öyle inandırmıştı çocuk yanım beni işte.Yine bir guzel akşamı tanişmıştık ve yine öyle bakakalmıştık.Ve şimdi yine soğuk bir ruzgar sabahı çıkıyorum hayatından.Açi tekerrürden ibaret dedikleri bu olmalı komik geliyor ama gülemiyorum

Şimdi çıkacağım bu kapıdan seni ardımda bırakacağım.Her zaman ıkına sıkına gittiğim terminale gideceğim koşar adım.Tüm yollara dinamitler yerleştirip her geçişimde patlatacağım.Dönülecek yol kalmayacak sana çıkmayacak artık yollar.Gurursuzca sana her gelişime şahitlik etmeyecek hiç kimse.Kimse acı***** bakmayacak yüzüme

Gidiyorumarkamdan su dökemeyeceksin

Ve ben dönmeyeceğim bir daha

Ardımdan gözyaşlarıma bahane yağmurlar yağmayacak
Senin şehrin sıcak
Biliyorum Sevgili biliyorum

Yolum açık olmayacak





Hoşça kal bulup bulup yitirdiğim sevgili

Hoşça kal yüreğimdeki deli esinti

Hoşçakal zorlu sevdam

Sensizlik kolay olmayacak…..

7 Temmuz 2009 Salı

2010 İstanbul Kültür Kenti Afişleri




















40 yilin vurucu afisleri


Alexander Faldin, Svetlana Faldina, Rusya, 1987




Joe Scorsone, Alice Drueding, ABD, 2001




John Bielenberg, ABD, 1997 / Fotoğraf: Paul Moore




Robynne Raye, ABD / ©2000 Modern Dog Design Co.




Attention the System (Dikkat Sistem) Savaş Cekiç, Türkiye, 2000




Equal (Eşit) Bülent Erkmen, Türkiye, 1998

Aynalar



















Ünlü Paylacolar




















Zirvede Calismak


























Hayat Bilgisi